Haber

Boğaziçi Üniversitesi Barınağının Taşınmasına Gönüllülerden Tepki… Bu Patileri Gönülden Yarattı Gönüllü Morkan: “Sarıyer Belediyesi Köpekleri Taşıyamaz…

GÜLARA SUBAŞI

BU Paws gönüllüsü Berkay Morkan, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki barınakta bulunan köpeklerin nakledilirken üniversite yönetimi tarafından dövülerek gözaltına alındığını belirtti. .

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki barınakta yaşayan 60’tan fazla köpek, üniversite kayyumunun kararıyla başka bir alana taşındı. BU Paws gönüllüsü Berkay Morkan, süreci ANKA Haber Ajansı’na şöyle anlattı:

“BİZİ ÇOK MUTLU ETMEYE BAŞLADILAR”

“Bir buçuk yıldır yürütülen süreç rastgele gündeme getirilmeden sorunsuz bir şekilde devam ediyor. Son iki haftadır nedendir bilinmez bir anda çok hızlı bir şekilde gündeme gelmeye başladılar. Bizi taşıyın.Taşınmak istedikleri alan sorunlu olduğu için taşınmak istemedik.Alan eski bölgenin yarısından az.65-70 köpek var.Çoğu çok büyük kafeslerde yaşıyor,bazıları geziyor. ücretsiz, bazıları anlaştıkları köpeklerle aynı kafeste kalıyor ve kafeslerde kalanlar her gün sistematik olarak yürüyüşe çıkarılıyor.Birçok yaşlı, hasta, travma geçirmiş köpek. yeni bölgede bize bu imkanları sağlayın.

“YENİ ALAN ŞARTLI BAĞIŞ ARAZİSİDİR VE SAHİBİ ORADA KÖPEK BULUNMASINI İSTEMEZ”

Yeni alan aynı zamanda düzenli bir bağış arazisidir. Donör aile 65 köpeğin orada olmasını istemiyor. Bunu okula söylediğimizde yönetim bize ‘Böyle bir şey yapamazlar, müdahale edemezler’ dedi. Aile ve aile ile iletişim halinde olan hocamızdan aile kuralları arasında ‘hayvanat bahçesi ve çocuk oyun parkı yapılamaz’ diye öğrendik. Nereye gideceğimizin garantisi yok. Bebek’te civarda bizi taşımak istedikleri bir sürü villa var. Hatta iki üç öğrenci kendi aralarında toplanıp sohbet ederken bile villalardan şikâyetler geliyordu. 65 köpek aniden havlamaya başlarsa bu kesinlikle çok daha büyük bir sorun yaratacaktır.

“KİMSEYİ BARINAĞA ALMADILAR”

Dün birdenbire bizi taşımaya başladılar, bu saate kadar ‘O alan tamamen hazır olunca hareket edeceksiniz, temelde köpekleri taşıyacaksınız, biz karışmayacağız’ diyorlardı. Ama dün sabah arkadaşım aradı barınağa müdahale ettiklerini söyledi. Evden çıkıp aceleyle gittiğimde barınağa kimseyi almıyorlardı. Sığınağın iki girişi vardır. Baktığım bir köpeğim var, travma geçiren ve antidepresan kullanması gereken bir köpeğim var. Bunu güvenliğe anlattım, ‘ilaç vermem lazım’ dedim ama izin vermediler. Düzenli olarak barınağa giden insanlar dışında kimsenin bilmediği gizli bir yol var, ben de içeri girdim. Benim dışımda iki öğrenci ve çok sayıda güvenlik görevlisi vardı. Sığınağın Bebek yokuşuna açılan yan kapısından 25-30 kişi girdi. Vest, kimlik, bir şey görmedik ama sivil polis olduklarını tahmin ediyoruz. İlaç verdiğim köpeğin kafesine gitmek istedim. İzin vermediler, ittiler. ‘Polisler benimle gelsin, birlikte gidelim, ben köpeğe bakarım’ dedim. ‘Köpeklere biz bakıyoruz, sizin bakmanıza gerek yok, onlar güvende’ diyerek beni bırakmadılar.

“TERS KELEPÇE İLE TUTUKLANDIK”

Coşkun adında bir pitbullumuz var, yolda bağlı. Sürekli havlayan ve yabancılara saldırmaya çalışan bir köpek. Arkadaşım Korkut onu tutmaya çalışırken üzerine 5 sivil polis koştu, döverek gözaltına almaya çalışıyorlardı. Ben de Coşkun’u tuttum ve fotoğraf çekmek için telefonumu çıkardım. Sivil polis ‘Video çekmesine izin vermeyin’ diye bağırdı. Beni arkadan boğdu, yere yatırdı, telefonumu elimden zorla aldı ve ters kelepçelerle ikimizi de gözaltına aldı.

“BELEDİYE SARIYER VEYA BEŞİKTAŞ İLE İLGİLENSE BİLE ÜSKÜDAR BELEDİYESİ’NDEN EKİPLER GELİYOR”

Alanda işlerini yapmalarına engel olacak bir kalabalığımız kesinlikle olmadı. Bizi bölgeden çıkardılar, polis arabasına bindirip karakola gönderdiler. Söz verdik, şikayet ettik, darp ihbarı aldık. Biz istasyondayken köpekleri kafeslere koydular. İlgilenmesi gereken belediye ya Sarıyer ya da Beşiktaş olmasına rağmen Üsküdar Belediyesi’nden ekipler geldi. Köpekleri kafeslere koyup arabalarla yeni yerine götürdüler. Dört köpeği büyük bir kargo kamyonunun arkasına bağladılar, birden fazlası yaralandı, travmatik ve birbirleriyle iyi anlaşamıyorlar. Birbirlerini gördüklerinde ölümüne kavga eden köpekler var. Hiç aldırış etmeden arabanın arkasına koydular, karanlıkta kapılarını kapattılar, o hayvanları toz toprak içinde sallayarak götürdüler. Birçoğu arabada kustu, kafesin içinde gerginlikten işedi.

“SARIYER BELEDİYESİ KÖPEKLERİN TAŞIMAYA UYGUN OLMADIĞINI OKULA BİLDİRDİ”

Ayrıca Sarıyer Belediyesi 3-4 gün önce gelip köpekleri muayene ederek bu köpeklerin taşımaya uygun olmadığı konusunda okula tutanak tuttu. Ancak umursamadılar. İki hafta önce Üsküdar Belediyesi geldiğinde numaramızı alan ve iyi niyetli görünen bir beyefendi vardı. Kendisiyle tanıştığımda kendisine Sarıyer Belediyesi raporunu anlattım. ‘Siz burayı çok hızlı taşımaya çalışıyorsunuz, bu ne köpekler için ne de bizim için iyi değil’ dedim. ‘Biz AKP’deyiz, Sarıyer Belediyesi CHP’deyiz, bunun içinde siyasi oyunlar var’ dedi.

“KÖPEKLERE YEMEK VE İLAÇ VERİLDİĞİNİ BİLMİYORUZ”

Dün taşındıkları yeni alana gittiğimizde alanın inşaatının henüz bitmediğini gördük. Alanı tamamlamadan, kontrol etmeden, eski alandaki imkanları bize sağlamadan karga pompayı oradan atıp yeni alana bırakmış. ve gönüllülerin yeni alana girmesine izin vermediler. 7/24 barınakta çalışan Ahmet abimiz var. Sabah, insanlara haber vermesin diye telefonuna el koydular. Onu bütün gece çalıştırdılar. Gittiği her yerde 2-3 güvenlik görevlisini takip ediyor. İnsanlarla bağlantı kurmasına izin vermiyorlar. Yeni sığınağın girişi kale kapısı gibi yapılmış ve girişte 4-5 güvenlik görevlisi ayakta duruyor. O köpeklere sahip çıkacak olan biziz, yine o köpeklere sahip çıkacağız. Köpeklerin şu anda hangi koşullarda tutulduğunu bilmiyoruz. İlaç ve mama verildi mi bilmiyoruz.

“GÖNÜLLÜLERİMİZ SAVAŞTI, KOLLARI SIVALANDI”

Ahmet dışında bir yabancı gönüllümüz var, Suzanna. Gardiyanlar, telefonunu alıp güvenlik kabinine kilitlemeye çalıştı. O sırada telefonu kaybetmiş ama kaçıp kendini kurtarmış. Çok zorladılar, dövdüler de. Kaçtıktan sonra insanlara anlattı. Darp raporu almış, kolunu alçıya almışlar, başında şişlik var. Bu sabah köpekleri çıkardıktan sonra barınağın eski alanına buldozerle girerek orayı düzlediler. Ahmet ağabey kıyafetlerini alamadı.

“BURADA CUMHURBAŞKANI KARARI YOK”

Aslında burayla ilgili bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yok. Bahsettikleri yazı yaklaşık bir buçuk yıl öncesine ait, 13 Ekim 2021 tarihli. Barınma ile alakası yok. Sığınağın üzerinde Nafi Baba Türbesi ve binası yer almaktadır. Sığınağı o binadan ayıran bir çit vardı, kaldırılmasına dair bir yazıt var. Aslında o çit bir buçuk yıl önce kaldırıldı ve sonra sorun kalmadı. Başta cumhurbaşkanının bizzat rektöre talimat verdiğini söylediler. Biz kamuoyu oluşturmaya başladığımızda bunu yalanladılar. Resmi rastgele yazıları var, karar ne okuldan ne de Başkanlıktan. Yani bizi neye dayanarak çıkardıklarını bilmiyoruz.

“BİZİ BURADAN TUTARLARSA NE GİDECEĞİZ”

Bu yeni alana ne yapacakları hakkında sadece söylentiler var. Orada Nafi Baba binasının yanına Fetih Yolu yapacaklarını söylüyorlar. Şehitlikler var, bunları ortaya çıkaracaklarına dair rivayetler var. Bunun için okula bilgilendirme dilekçesi yazdım ama 10 iş günü içinde cevap verme zorunluluğu var, süre bitmeden temelde düzelttiler. Arazinin sahibi veya yakınlarda yaşayanlar resmi kararlarla veya yasal yollarla bizi yeni alandan uzaklaştırırsa nereye gideceğiz, bunca iti ne yapacağız diye telaş içerisindeyiz. an

“22 YILDIR BU ALANDAYIZ”

BÜ Paws’ta uzun yıllar çalışan başka bir gönüllü şunları söyledi:

“22 yıldır bu işin içindeyiz. 22 yıl önce 2001’de hocalar bir araya gelip o dönemin rektöründen kampüs hayvanlarının bakılması için alan istediler. Kendilerine bu alan verildi. Bir işbirliği var. Üniversite ile bir dernek arasında Boğaziçi Üniversitesi köpeklerine sahip çıkmak için.Çünkü o dönem itlaf edildi.Bu tür işbirliklerine o köpekleri korumak için girildi.Fakat zamanla köpek sayısı çok arttı ve şikayetler gelmeye başladı. 2015 Yılında farklı bir çehreye bürünmek ve bir eğitim platformu olmak için arkadaşlarımızla birlikte çalışmaya başladık.Çalışmaları yapan grubun adıdır.2015 yılından itibaren çeşitli okulların toplum hizmeti faaliyetlerini yürütmekteyiz. Sosyal medyada iki okuldan gelen teşekkür mektuplarını görebilirsiniz.Şu anda bu dönemin prestijiyle hizmet veren beş lise var.Bunun dışında 2015 yılından itibaren Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi zorunlu hizmete girmiştir. e topluma. dersler burada yapılıyor. Geliyorlar, günlük rutine katılıyorlar, gelen liselerle çalışıyorlar ve sonunda 30 saati tamamlayıp kredi alıyorlar. Burası aslında insanların gelip topluma hizmet faaliyetlerinin yürütüldüğü bir platform, bir eğitim birimi.

“ARAZİ SAHİBİ İLE ANLAŞMA İSTEDİK, YÖNETİM ‘BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ OLUR BİTER’ DEDİ”

Şimdi kayyum denilen bu yeni yönetim, geldiği günden beri ‘Fetih’ bölgesinde sığınak olmasını istemiyor. Önce aşağıdaki parsele inmeyi teklif ettik ve bu kabul edildi. Daha sonra genel sekreter Nedim Malkoç’un görevden alınması ve farklı bir ekip gelmesi üzerine bu fikre tamamen karşı çıktılar. Aşağıdaki bu bağış yeri kararlaştırıldı. Bizim için yapılan yeni yer, daha önce bağışlanan yer ve şartlı bağış kuralları aşağıdadır. Orada bazı şeylere izin verilmiyor. Biz de bu konuda endişelendik ve arsanın sahibi olan ailelerle pazarlık etmek istedik. Yönetim, ‘Böyle bir görüşmeye gerek yok, Boğaziçi Üniversitesi yapar ve biter’ dedi.

“Dünkü olay ani bir operasyondu”

Eski tarlada, köpekler yanlarda barınaklarla çevrili, kulübe olmayan düz, düz bir tahta kalasa gittiler, köpekler ise naylonla kaplı, samanla doldurulmuş minderli ahşap kulübelerde uyudu. Şu anda alana hiçbir öğrenci, profesör, avukat, sivil toplum kuruluşu veya siyasi parti gözlemcisi alınmıyor. Dün yaşananlar ani bir operasyondu, biz farkında değiliz. O köpekler travma geçirdikten sonra oraya taşındı. Bizden sonra hemen sahaya girdiler. Tüm montlarımız, ilaçlarımız, vitaminlerimiz, kremlerimiz, batikonlarımız, pamuklarımız, yakalarımız; Ahmet’in kıyafeti, yemeği, makarnası, her şeyinin olduğu alan darmadağın oldu.

“HAYVANLAR DİRENİŞ OLDUĞU İÇİN MÜZİKLİ VİDEOLAR YAYINLADILAR”

Boğaziçi Üniversitesi’nin basın bülteninde de yazdığı gibi, eğer orası kötü bir yerse neden bu kadar çok teşekkür mektubu alıyoruz? Alanında uzman kişiler buradaki yaşam modelini örnek olarak gösteriyor. Ya da hijyenik değilsek bu şartlara müdahale etmek neden bu kadar yıl sürdü? Hayvan arabalara ve kafeslere girmeye direndiği için müzikli görüntüler yapıp yayınladılar. Endişelenmeden kafeslerin altına kondular. Orada açık alanda yaşıyorlar, o hayvanları bu şekilde alıp götürmeleri onlara yakışmıyor.

“KÖPEKLERİN YÜZDE YETİMİ 10 YAŞININ ÜZERİNDEDİR”

Hala çok soğuk. Köpekler, yaşadıkları karşısında şaşkına döndü. Bu köpeklerin yüzde yetmişi 10 yaşının üzerinde ve şimdi siz gelip istediğinizi alın diye bu köpekleri sahiplenmeye açtılar. Hiçbir şey bilmeyen bu hayvanlar, sahiplenilseler bedeli biz olur muyuz? Dernek olarak topladığımız paralar ortada, harcadığımız paralar ortada. Bir köpeğin bile fazladan yük olduğunu söylediğimizde deli miyiz, bırakın o köpekler 18-19 yıl orada yaşasın.”

“DEPREM BÖLGESİNDE ÇADIR BEKLENEN VATANDAŞLAR BİZE 3 KONTEYNER GÖNDERDİLER”

BU Paws gönüllüsü, eski siteyle ne yapacaklarını bilip bilmedikleri konusunda şunları söyledi:

“Bize önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) dediler. Sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı oldu. Fetih Yolu projesi yapılacak dediler. İBB ile görüştük orada öyle bir şey yok. Kültür ve Turizm şu anda depremde zarar gören tarihi eserlerin kurtarılmasıyla meşgul olduklarını belirterek, “Şu anda burada bir şey yapmak gündemde değil. Köpek kısmını bırakıyoruz, deprem bölgesindeki tüm vatandaşlar hala çadır için ağlıyor, herkes sokaklarda iftar ederken bize üç konteyner getirdiler. Bu konteynerler bölgenin hazırlanması, su sınırlarının döşenmesi, kafeslerin döşenmesi için elektrik veriyor.” Rakamın ne kadar doğru olduğunu bilmiyoruz ama şu an buraya bu kadar para harcanması gerekli miydi?

ÜNİVERSİTE YÖNETİMİ İLE “HUYSUZ İHTİYAR” SİVİL TOPLUM ANLAŞMASI”

Normalde her akşam sıcak yemek yiyoruz ve haftada iki gün kuru mama veriyoruz. Dün kuru mamayla idare ettiler ama mesela dün kuru mama yemeyip ertesi gün sıcak mamanın gelmesini bekleyen köpekler var. Altları dolu buzdolaplarımızı söktüler, o tavuklar kokar. Bunun ne olduğunu hemen anlamıyoruz. Üsküdar Belediyesi çalışanlarının kullandığı araçlar geldi. Sivil toplum kuruluşu ‘Grumpy Old Man’ bu ulaşım için üniversite yönetimi ile anlaştı.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu